Merak Edilenler

Natürel sızma zeytinyağı E vitamini olarak adlandırılan alfa tokoferol ve fenolik bileşenleri içermektedir. Bu vitamin ve fenolik bileşenler hücrelerin yenilenmesinde, doku ve organların yaşlanmasını geciktirmede etkilidir. Yüz yıllardır antik çağlardan beri cilt bakımı için kullanılan bu harika natürel zeytinyağı cildinizi parlatır, gençleştirir, besler ve nemlendirir. Pahalı saç ve cilt bakım ürünlerine alternatif olarak oldukça hesaplı, doğal bir ürün olarak kullanabileceğiniz zeytinyağı cildi nemlendirir, saçları yumuşatır ve kolay şekil almasını sağlar. Zeytinyağını tıraş sırasında tahriş olan cildi sakinleştirmekten güneşten kuruyan cildi nemlendirmeye kadar çeşitli amaçlarla kullanabilirsiniz

Cildimizde Bilinen En Önemli Etkileri

  • Cilde ve saça inanılmaz güzellik katar
  • Kuru cildi canlandırır, kırışıklıkları azaltır.
  • Zeytinyağı cildi yumuşatır ve esnek, pürüzsüz bir görünüm verir.
  • Zeytinyağı yorgun ayakları dinlendirir ve canlandırır.
  • Zeytinyağının mükemmel yumuşatma ve nemlendirme kapasitesi vardır.
  • Çatlak ve kuru ayakları tedavide birebirdir.
  • Kurumuş saçların dayanıklılığını ve esnekliğini arttırır.
  • Zeytinyağı tıraş edilecek bölgeyi yumuşatma ve rahatlamada birebirdir.
  • Kurumuş ve çatlamış dudak için merhem olarak kullanılabilir.
  • Saçtaki kepeği ve dökülmeyi engeller.
  • Saçı parlatır.
  • Tırnakları güzelleştirir ve güçlendirir.
  • Zeytinyağı ile doğum çatlakları azaltılabilir.
  • Emzirenler için en iyi göğüs ucu bakımı zeytinyağı ile yapılır.
  • Vücut masajı zeytinyağı ile yapıldığında kan dolaşımını arttırır ve dokulara oksijen taşır.

Değişen güneşlenme süresi, sıcaklıklar, yağışlar ve nispi nemin ve rüzgarların, yağın kimyasal bileşiminin oluşmasında varyete kadar etkili olduğu araştırmalarla ortaya çıkarılmıştır. Soğuk bölgelerde meyve yavaş olgunlaşır, olgunlaşma uzar ve don tehlikesi ile kötü odunsu tatta yağ elde edilmesine neden olur.

Güney bölgelerde ise daha kıvamlı bir yağ elde edilir. İlkbaharda su noksanlığı genellikle çiçek oluşumunu olumsuz etkiler. Meyvelerde ise buruşmaya ve dökülmeye neden olur. Bol yağış ise daha akıcı yağ verimine sebep olur. Yüksek klorofil nedeni ile acılaşmaya dayanıklı hoş-hafif kokulu yağ elde edilir.

Killi topraklarda yetişen zeytinlerin yağı koyu renkte olur. Körfez yöresinde aynı çeşit hakim olmasına rağmen, ağır toprakların hakim olduğu Havran yöresinde hafif çakıllı toprakların hakim olduğu Ayvalık yöresine göre daha koyu renkli yağlar elde edilir.

Kuzey Ege Zeytinyağları; Kuzey Ege Coğrafyasında (Zeytindağ’dan Ezine’ye kadar) Ayvalık/Edremit çeşidi zeytinlerden elde edilen, zeytin meyvesi yanı sıra çimen, badem, elma, domates, çiçek, zeytin yaprağı tat ve kokusunu içeren, düşük veya orta şiddette acılık ve yakıcılık içeren, hafif akıcı ve genel olarak su gibi diye tanımlanan karakteristik hisse haiz hoşa giden tatlımsı his bırakan natürel sızma zeytinyağıdır.

Güney Ege Zeytinyağları; Güney Ege Coğrafyasında (Foça’dan Fethiye’ye kadar) Memecik çeşidi zeytinlerden elde edilen, koyu yeşilimsi-sarı renkli ve kuvvetli meyve kokulu olup, erken hasatta bu yoğun meyve tadı ve acılığı daha fazla hissedilen baskın bir his bırakan natürel sızma zeytinyağıdır.

İyi zeytinyağının dil ve burnunuzla algılayabileceğiniz 3 özelliği vardır.

Aroma, Yakıcılık, Burukluk.

Aromasını kokladığınız zaman tekrar tekrar koklamak isteyeceğiniz yağdır. Mis gibi zeytin ve eğer gerçekten soğuk sıkım yağ ise çimen kokusunu almalısınız .

Yutulurken boğazda yakıcılık hissetmeniz iyidir. Bu yakıcılık zeytinyağını değerli kılan fenollerin hala canlı ve var olduğunun göstergesidir.

Burukluk, zeytine özgü burukluğu hissetmeniz gerekir.

Farklı bahçelerin ürünleri karıştırılmaz. Tek bahçenin zeytinleri tek tek elle toplanır. Hasat makineleri hem ağacı zedeler, hem bir sonraki yılın verimini düşürür, hem de bir miktar asiditeyi arttırabilir.

En sağlam ve sağlıklı zeytinler en doğru hasat zamanında toplanmaya başlanmalıdır. En lezzetli yağ da zeytin yeşilden pembeye dönerken tam ALACA dediğimiz zamanda toplanan zeytinden olur.

Kesinlikle toprakla temas ettirilmez. Aksi takdirde çok hızla asitlenmeye uğrar. Yere düşen zeytinler dip zeytin tabir edilir ve bunlar ayrı değerlendirilmelidir. Ne yazık ki çoğu kez bunların sızma yağa karışım yapıldığını görüyoruz. Biz bu zeytinleri %100 zeytinyağı sabunu üreterek değerlendiriyoruz.

Hasat edilen zeytinler delikli kasalarda en fazla 25-30 kilo olacak şekilde birbirlerini ezmeyecek şekilde kasalara konmalıdır. Köylülerin genelde sentetik çuvallarda istiflediğini görüyoruz. Bazı üreticiler de keten çuvallarda saklıyorlar. Keten çuvalın her ne kadar hava alma özelliği olsa da zeytinyağında kusura neden olabiliyor.

Zeytinler toplandıktan sonra en kısa sürede sıkıma gitmelidir. Bu süre zeytinyağı kalitesinde çok önemlidir.

Kontüni sistemle çalışan bir fabrikaya gelen zeytinler önce huni denen havuzlarda bekletilir. Yürüme bantları ile yıkama havuzlarına alınır. Bu aşamada her türlü toz, toprak, yapraklardan arındırılır. Daha sonra ezilerek bir zeytin hamuru haline getirilir. Buna kırma denir. Daha sonra bir süre malaksörde karıştırılır. Bu aşama önemlidir çünkü bu aşamada sağlık için yararlı olan biyofenollerin ve polifenollerin açığa çıktığı aşamadır. Burada çok önemli bir nokta var. Kırma işleminde ısıyı arttırmadan nazikçe yapmak gerekir ve karıştırma kapalı bir ortamda havayla temas etmeden, ısı maksimum 27-30 derecelerdeyken 40-45 dakikada bitirilmelidir. Bunun sonucunda zeytinyağı süzülerek zeytin acı karasuyundan ayrıştırılır. Geriye en son filtreleme kalır. 

Bütün bu hususlara dikkat ediliyorsa kaliteli zeytinyağı  elde edilir.

Zeytinyağının eminim 100’ün üzerinde kullanım alanını listelemek mümkündür. Ama anneleri en çok çocukları ilgilendirdiği için bunları sayarsak:

Banyolarda saf % 100 zeytinyağı sabunu olarak,

Banyo sonrası masajlarda,

Boğaz ağrısı, farenjit, mide rahatsızlıkları gibi problemlerde içerek,

Sabah uyandığımızda ağzımızı ve boğazımızı temizlemek için gargara,

Bebeklerin konaklarında, saç ve cilt nemlendirmede, kabızlıkta

Çamaşırları toz haldeki zeytinyağı sabunu ile makinede de yıkayabilirler.

Kısacası her evde iyi kalite bir sızma yağ olmazsa olmazdır.

Bilindiği üzere sebze meyveleri çiğ tüketmek içerdikleri canlı enzimler nedeniyle çok kıymetlidir. Zeytinyağı da öyledir. İdeali mümkün olduğunca sonradan eklemektir. Alışageldiğimiz lezzeti de yakalamak için benim uyguladığım yöntem yemek pişerken küçük bir miktar koyup, yemeğe sonradan çiğ eklemektir. Bilimsel yönünü bilmemekle birlikte düdüklü tencereye de yağ koymuyorum önlem olarak. Yemek benim için bir görev gibi değil keyif unsurudur da. Lezzeti de önemsediğimden pişirme aşamasında kullanıyorum. Sebze meyveleri çiğ de yesek dalından kopup bize ulaşana dek geçirdiği yolculukta da kayıplar yaşamıyor mu? Yediklerimiz bizler için hem şifa hem zehir olabilir. Bunu belirleyen şey de miktar olduğuna göre zeytinyağının da bir yağ olduğunu unutmadan dozunda kullanmak gerekir.

Saf zeytinyağı son derece hassastır. Uygun koşullarda saklanmazsa çok kısa sürede nefasetini kaybetmeye başlar. Uygun koşullar nelerdir?

Zeytinyağının 3 düşmanı vardır. Isı, ışık, oksijen.

Zeytinyağı doğrudan güneş ışığı görmeyen serin yerde saklanmalıdır. Yağa rengini veren betakaroten önemli bir antioksidandır. Ve güneş ışığının etkisiyle miktarı azalabilir.

Her türlü kokuyu içine çekme ve kokuyu alma özelliğinden dolayı başka kokularda karışmayacak şekilde mutlaka ağzı kapalı muhafaza edilmelidir.

Zeytin ve zeytinyağı en gurme zevklerin başında gelir. Kişisel damak tadı, doğduğunuz topraklar, alışkanlıklarınız, yemek kültürünüz, gelenekleriniz gibi nedenlerle her kaliteli yağı beğenmeyebilirsiniz. Buna rağmen kaliteli bir zeytinyağı kendini fark ettirecektir.

error: Telifli İçerik !! Security Wall By Arda Yücel !!
Open chat
Whatsapp İletişim